shendiden masallar
31/3/2009
-
ACABA BİZ Mİ SEÇTİK......
Yurdum bir seçimi daha geride biraktı.Birileri sevindi, birileri üzüldü. Ben ise hayal kırıklıklarına uğradım.Hayal kırıklıklarımı sizlerlede paylaşmak istiyorum.. Siyasiler vatandaşı yine ve sadece seçim zamanında hatırladılar .Birbirlerini karalamak üzerine kurulu seçim çalışmalarında herbirinin nekadar dürüst olduğunu öğrenme şansımız oldu..Biri laikliğe cumhuriyete atatürk ilke ve inkılaplarına sarılırken kendi partisini kendisinin krallığı ilan ettiğini unuttu hatta unuttuğu başka önemli bişeyde neler yapacaklarını anlatmak projelerini tanıtmak oldu , sanırım dalaşmak ,karalama yapmak daha karlı geldi kendilerine,diğeri din ,iman ,dürüstlük,eşitlik diye yola çıktığı halde hilenin hurdanın çetrefilin bin türlü halini sergiledi , ileri gitti aba altından sopa gösterdi... Peki durum böyle iken vatandaş,bizler neler yaptık kime ne amaçla oy verdik;Bazılarımız eski alışkanlıklarımızı devam ettirdik adayı tanımadığımız ne eder nasıl ederi bilmediğimiz halde partizanlık yapıp oy verdik. Bazılarımızın beklentileri vardı başkan o seçilirse söz vermişti kızımızı ,oğlumuzu işe alacak kaçak yapımıza ruhsat, tapu verecek çay bahçesi kafe sahibi olacaktık.Bazılarımız o partinin adayı olmasında kim olursa olsun dedik amblemini beğendiğimiz bir partiye yapıştırdık mührü..Bazılarımız nakite sıkışmıştı ailesinden kandırabildiği kadarının oyunu çevirdi nakite.Bazılarımız tehdit edildik eğer bana vermezseniz kazanamazsam kapanır kültür merkeziniz kalırsınız sokakta onlar gelirse burayı düğün salonu yaparlar dendi korktuk oy verdik. Seçim bitti birileri kazandı birileri kaybetti ama herkes kendince pay çıkardı herkes kendince kardaydı.Birileri ''.......Bizim '' yazdı kazanılan yerin adını vererek bazıları bir partının kazandığı yeri işaret ederek akıllı insanların yaşadığı yerler belli oldu dedi ,kendi aklını hiç hesaba koymadan ki bunu yazabilecek kadarda densizdi kendileri,Bazıları kendi oy verdiği parti dışında partiye oy verenlere küfür bile etti. Dedim ya bu seçimden herkes bişey öğrendi herkes bi pay çıkardı kendisine ;Bende bişeyler öğrendim pay çıkardım kendime ;Öğrendimki bu ülkede Dürüst insan sayısı çok çok azalmış,Öğrendimki gerçekten herşeyin bir fiatı varmış,Öğrendimki bu millet ancak korkarsa yada umarsa bişeyler yaparmış,Öğrendimki vatan sevgisi sadece dilde kalmış,Öğrendimki bu memlekette ne sağcılar sağcı kalmış nede solcular solcu,Dinciler türemiş ama dindarlar azalmış.Kısacası yazıklar olmuş,vah vah lar olmuş internet çıkmış herşey klavyede bitmiş.
Birde hayırlı olsunmuş ,Hayırmı kalmışmış..
Şendoğan ÖKSÜZ..
|
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
11/9/2008
-
YARALIYDIM....
Uzun zamandır bloğa yazı yazmamaya karar vermiş ve bu kararımıda uygulamıştım hatta blogcuya girmiyordum bile.Kendimce sebeplerim ve bu sebeplerin oluşmasını sağlayan blog silahşörleri vardı hemde bol miktarda.Nerdenmi biliyorum anlatayım ; bir yıl kadar önce öğrencilerimin sayesinde yeni bir grupla tanıştım geneli aile durumlarından dolayı maddi sorunları olmayan rahat yaşamaya alışmış kolejlerde okumuş çoğu okulunu bitirip kendi işlerini kurmuş 30 lu yaşlara yaklaşmış yada o yaşların içinde olan kişilerdi bunlar..Paralarını kazanıyorlar altlarında arabaları var çoğunun kendi evi var yaşayıp gidiyolar gençler.Buraya kadar herşey normaldi bazıları şanslı doğardı çünki kurulmuş bir düzen maddi sıkıntı yok e bunun getirmiş olduğu iyi bir eğitim yüksek yaşam standartları falan..Fakat konuşmalar sohbetler arasında bazı satır araları vardıkı beniç için rahatsız edici sorun olan şeyler işte bunlardı ... Birinin okulunu yıllar önce bitirdiği iş hayatına atıldığı halde sırf askere gitmemek için sürekli öğrenci durumunda kalmak istediğinide, ticaretinde ödemelerini sırf işveren olduğu için gıcıklığına geciktirdiğinide ,vergi ödememek için türlü taklalar attığınıda,Çalıştırdığı elemanlara sürekli girdi çıktı yaparak sigorta ödemediğinide bu sohbetler sırasında öğrendim. Aynı söhbetlerde diğer arkadaşlarında o neki bende bunu yaptım der gibi nispet yaparak kendi yaptıklarını anlattığına şahit oldum. Asıl ilginç olanıysa başka bir sohbette öğrendiğimdi bunların neredeyse tamamı sanal ortamlarda yazılar yazan kişilerdi ve bu ortamlarda yazdıkları yazıları okudum ne kadarda dürüst nekadar milliyetçi nekadar devletçi nekadar askerini seven nekadar dindar nekadar dürüst kişilerdi bunlar .Atatürkçüydüler cumhuriyetçiydiler her bişeydiler . Önce şaşırdım tabii bunca şeyi yazan adamlar ve kadınlar nasıl oluyorda böyle yaşıyabiliyolar diye düşündüm...Sonra bloğa yazdığım bir yazıma ''isimsiz'' yapılan bir yorumla anladım durumu bana internet silahşörlüğü yapma kardeşim yazmıştı şahıs demekki böyle bişiy vardı gerçek ortam silahşörleri nasıl yaşıyorlarsa öyle konuşur ve davranırdı şimdilerdeyse sanal ortam silahşörleri vardı ve yapmadıklarını yapamadıklarını yapar göstermek için bu ortamları kullanıyodu..Bir başka yorumcu arkadaşta bana burdan bunları yazarak bişiy elde edemezsim kardeşşşşş yazmış oda isimsiz.Bari bunca emek harcayıp yorum yazıyosun kimsin nesin onuda belirt be adam.
işte bütün bunlar üst üste gelince bende yazmaktan vaz geçmiştim... Yani silahşörler yaralamıştı beni.Ama şimdi yeniden bişiyler yazmaya başlayacağım çünkü ben onlar için yazmıyorum kendim için yazıyorum yazmak söylemek paylaşmak için yazıyorum ..Ama okuyucumdan rica ediyorum illada yorum yapacaksan ismini yazma cesaretide göster sevgi ve saygılarımla...
|
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/9/2007
-
SÜRPRİZ İLK YAPANINDIR............
Genç adam yağmurun altında sanki hiç üşümüyor hiç ıslanmıyormuş gibi yürüyordu.Yolu hayli uzun ama ucundaki bir okadar kıymetli idi .Çiçek demetini montunun içine koymuş montunu eliyle tutup şişirmişti ezilmesinler diye.Gecenin karanlığı çökmüş şehir sokak lambalarıyla aydınlanmaya başlamıştı .Ama genç adamın yüzünden saçılan mutluluk ışığı bastırıyordu şehrin ışıklarını yüzü parlıyordu yüreği daha bir başka yürüyüşü sanki uçarcasına idi.Onun için uzattığı saçları yağmurdan bozulmuş uçlarından küçük dereler akıyodu.Eve yaklaştıkça heyecanı daha artmış onun kendisini görünce vereceği tepkiyi sevincini hayal eder olmuştu.Öyle ya 15 gün olmuştu görüşmeyeli koca bir 15 gün şehir dışında çalışmış işi bitince ekip arkadaşlarını beklememiş bir an önce dönmüştü bekleyeni vardı özleyeni özlediği nasıl dursundu 1 gün daha şehir dışında ,onsuz,huzursuz ve özlemle .1 büyükte rakı aldı marketin önünden geçerken öyle ya rakısız olurmuydu hiç.Oturup birer olmadı ikişer duble rakı içerlerdi sohbetlerine eşlik ederdi rakı.Onun herşeyini özlemişti sohbetini, rakı içişini ,oturuşunu, kalkışını ,gözlerini ,saçını ,kokusunu tenini ,sarılmasını herşeyini önce hasretle sarılacaktı ona.Bu düşünceler içinde nihayet vardı kapının onüne anahtarını çıkardı cebinden sonra durdu düşündü acaba kapıyı ona o mu açmalıydı böylesi dahamı güzel dahamı romantık olurdu.Saatine baktı 11 olmuştu belkide yataktadır erken uyumuştur diye düşündü .Kapıyı kendisi açacak çok sessiz olacaktı yatak odasına kadar sessizce gidip ona çiçekleri uzatacak ve herzaman seslendiği gibi yavaşça ama aşkla fındık,fındık diyecekti.Bu onun için iyi bir sürpriz olacak diye düşünüyodu kapıyı açtı içeri girdi genç adam salona yürüdü sessizce kimsecikler yoktu .Evet yatmak üzereydı belkide yatak odasında loş bir ışık vardı.Karanlıkta uyumayı sevmezdi ona hediye ettiği yunuslu gece lambasını yakmıştı demekki .Yürüdü genç adam sessizce yatak odasına doğru sesler duydu sanki rüyasındamı konuşuyordu ne, yoksa ruyasında genç adamı görüyor ve onunlamı konuşuyordu,gülümsedi genç adam belli belirsiz köşeyi döndü yatak odası artık tam karşısındaydı net olarak ve tamamen görebiliyordu.Durdu yüzü soldu önce dışardakı yağmurun soğuğu şimdimi vurmuştu yüzüne şimdimi hissetmişti bunu ,kaskatı kesildi ,boğazı düğümlendi geriye doğru duvarın salon tarafına döndü, yürüdü sessizce yürüdü çiçekleri ve rakıyı bıraktı önce sonra anahtarları,sonra birkaç damla gözyaşını ve geldiği gibi sessizce çıktı genç adam evden.Son mesajını merdivenlerde yazdı..............Sürpriz ilk yapanındır......... |
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/9/2007
-
MASAL ÜLKESİNDEN MASALLAR 1
|
Yıllardan geçen yıl mevsim yazın sonları bir akşam üstü karadenizin en doğusundan bir köy bir anne baba meraklı,tedirgin biraz 10 lu yaşlarda kız çocukları gelmemiş henüz eve oysa gelme vakti geçeli hayli olmuş.Geçtikçe zaman tedirginlik paniğe dönüşmüş gece bastırmış,toplanıp bütün köylü bütün köyü bütün gece bütün güçleriyle aramışlar.Ama yok el kadar bebe ,jandarmadan ,arama kurtarmadan,herkesten hatta el kadar bebenin korktuğu köpeklerden bile yardım istenmiş tüm aramalar çabalar sonuçsuz gün bitmiş arama bitmemiş el kadar bebe nereye gider ne yapar yer yarıldıda içinemi girdi.Nihayet neden sonra bulunur el kadar bebe evet yer yarılmış ve içine girmiştir.Bir el acımasız bir el ,el kadar bebeyi yeri yarmış ve içine koymuştur cansız.Köy çalkalanır anne baba perişan neden ne için nerde nezaman sorulacak bütün sorular sorulur bir anda ama kimse cevap veremez.............................................
|
|
Yer küçük ama olay büyüktür önce köy sonra ilçe sonrada bütün bölge haberle çalkalanır görülmemiş bir olaydır bu .El kadar bebe canıce öldürülmüş sonrada toprağa gömülmüştür.Yerel gazetelerde ertesi gün bir haber çıkar soğukkanlı cani yakalandı diye.Haberde köylülerle beraber aramalara katılan 17 ve 15 yaşında iki erkek çocuğun olayın failleri olarak yakalandığı açıklanır.Tutuklanırlar sorgular mahkemeler ama birtürlü kabul etmezler bu işi kendilerinin yaptığını.17 yaşındaki B.Ö bütün sorgusunda mahkemelerde ben yapmadım konu ile ilgili hiç birşey bilmiyorum der başkada bişiy demez.İşin ilginç tarafı el kadar bebenin anne babasıda inanmazlar B.Ö nün katil olduğuna ,köyde herkes tanır bu genç delikanlıyı karıncayı bile incitemeyen bu oğlanmı yapmıştır bu işi.Adalet verecektir elbet bunun cevabını .Memlekette adalet denen bişiy vardır polis vardır SAVCI vardır mahkemeler vardır.Gençler tutuklu olarak yargılanmaya başlanır.Ya suçsuz olduklarını ıspatlayacaklardır yada suçlulardır zaten.İlk iki mahkemeden bişiy çıkmaz .Deliller şahitler bilir kişiler şunlar bunlar kim gerekirse dinlenir.Bu arada diğer taraftan B.Ö nün babası köyü terk etmek zorunda kalır evi yakılır yıkılır.Dedikodular alır yürür yok şöyle olmuştur yok böyle olmuştur......... | | | |
Yorum (
0
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
15/9/2007
-
MASAL ÜLKESİNDEN MASALLAR 2
|
|
|
B.Ö nün diğer akrabalarından köyde olanlar vardır ama olaylara müdahale etmezler ne iyi nede kötü yönde bekleyip olayların adalet tarafından aydınlatılmasını görmek isterler.Fakat her geçen gün olaylar tam masal havasına bürünmeye başlar .Devletin B.Ö ye tayin ettiği avukat azledilmek ister oysa savunduğu kişinın suçsuzluğuna inanmaktadır.Köydeyse hava bambaşkadır herkes dedektif herkes polis,herkes hakim vede SAVCI olmuştur.Hergün olay aydınlatılıp yeniden çözmek için şifreleri ip uçlarını yeniden karartılır.Herkes evlerde çayırda bayırda yolda delil arar olmuş herkes bişiy söyler olmuştur.Neden! yoksa bu memlekette adalet yokmudur .Bu adaletin işidir ve bu olayda o konuşmalıdır herkes susmalı ve o konuşmalıdır ama hapiste tutuklu yargilanan B.Ö nün el kadar bebenin annesine de söyleyecek bir şeyi vardır oda konuşur.Hatta bir söylentiye göre mektup yazar N ablasına ve derki abla bunu ben yapmadım ve konu hakkındada bir bilgim yok bunu sende biliyosun ama birileri beni seçti bunuda biliyosun benim için değil ama kendi çocuğunun gerçek katilini yakalatmak için bişeyler yapın bari.İşte bu saatten sonra işler değişir.yeniden deliller araştırmalar şahitler bilir kişiler herşey baştan alınır artık B.Ö nün birde avukatı vardır.tabi köylününde dedikodusu.Aaaaa şuda şöyle demiş biliyomusun ,ya bu yabu oda biliyomuş bişiyler,yok canım siz bişiy bilmiyosunuz bütün bunlar ahada şunun başının altından çıkmış meğer şeyide o yapmışmış.Daha neler neler B .Ö nün babası ise tamamen sefil olmuştur suçsuz olduğuna inandığı oğlu hapistedir üstelik o daha 17 yaşındadır eğer gerçektende suçsuzsa hayatı mahvolmuş herşey bitmiştir artık oğlunami yansındır yoksa birşey yapamıyor olmasınamı.Belkide birşeyler yapıyordurki B.Ö o sabah babası ile ilgili bir haber yüzünden yeniden birkez daha ve daha derinden sarsılır...
|
Baba Y.Ö ortalıklarda yoktur üstelik ortada dolaşan söylentilerde çok içaçıcı değildir.Komşular eve iki kişinin geldiğini ve bir arabaya götürüldüğünü Y.Ö nün arabadaki kişiyi görünce geri kaçmak istediğini fakat götürmeye gelen ve o anda koluna girmiş iki kişi tarafından zorla arabaya bindirildiğini anlatırlar.Ne bir iz vardır adamdan nede haber.İfade için karakola götürüldüğü düşünülür ve çevre karakollara sorulur.Ama bir sonuç alınamaz.Yoktur hatta yokoğlu yoktur ne cep telefonu açıktır ne bir haber bırakmıştır biryerlere nede bir akrabaya veya tanıdığa gitmiştir.Hemen akla şu soru gelir Yer yarıldıda içinemi girdi..........El kadar bebeyi yeri yarıp içine koyan eller şimdide Katil zanlısı diye tutuklu yargılanan B.Ö nün babası Y.Ö yümü hedef almıştır yoksa.Artık iş çığrından çıkmıştır sabırlar tükenmiştir.Susan konuşmadan yorum yapmadan adaletin vereceği yanıtı bekleyen Y.Ö nün akrabalarıda artık konuşmaya başlarlar.İlk iş olarak Y.Ö nün kayıp olduğu bildirilir gerekli makamlara hayatından endişe edildiği anlatılır...Kanuni yollardan nedenler niçinler sorulur.B.Ö iyice yıkılmış kendini düşünmeyi bırakmış babasını düşünmeye başlamıştır..............Herkes yeniden konuşmaya başlar herkes yeniden polis,dedektif,hakim SAVCI olur...dedikoduların senaryoların ardı arkası kesilmez ama ne hikmetse tek konuşması gereken adalet ne babanın evi yakılıp yıkılırken ne millet dedektif olup delil ararken nede bütün insanlar senaryolar üretirken konuşmaz .acaba söylenecek lafımı kalmamıştır yoksa gerçekten söyleneceklerin bitmesinimi bekler son sözü ADALET söyler ya..................Y.Ö şu tarih itibarıyla hala kayıptır | | |
Yorum (
1
) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
|
|
Hakkımda
masallar ve kahramanlar |
|